|
Bu tarihi Karya şehri Bodrum'un
doğusunda, bir balıkçı köyü olan Dalyan'ın yakınında kurulmuştur.
Tekneler ziyaretçileri buradan karmakarışık geçitlere ve dev
kamışların yetiştiği, geniş kumluk sahile çamurlu suların
döküldüğü Dalyan nehrine taşır. Dalyan'ın yakınlarında, ince
işçilikle uzak tepeler üzerine oyulan bir seri kaya mezar
görülür. Bunlardan tam olarak bitmemiş olan bir mezar bize,
önyüzün önce nerelerinin oyulduğunu gösterir. İçerilerdeki
kırık çömlek parçaları, bu mezarların M.Ö. 4.yüzyıla ait olduğunu
ve Romalılar tarafından tekrar kullanıldıklarını gösterir.
Kaunos'un
eski sakinlerinin sağlıklarının bozuk olduğu ve hasta oldukları
bilinir. Oldukça sivri diliyle tanınan Sıtratonirkus adlı
bir harpist, yeşil derili Kaunoslulara yaptığı bir ziyaretten
sonra Hemor'in, "insanlar yapraklar gibi ölüp gidiyordu" sözleriyle
neyi kastettiğini ancak anladığını ifade etti. Kaunoslular
kendilerinden özür dilemesini istediklerinde, Sıtratonikus'un
cevabı şu oldu: "Ne?… Bir kentin sağlıksız olduğunu söylemeye
nasıl cüret edebilirim ki, ölüler bile sokaklarda dolaşırlarken…"
Doktorlar hastalığı aşırı meyve tüketimine bağladılar,
çünkü eski tarihte doktorlar, meyvelerin sağlıksız olduğunu
kabul ediyorlardı. Oysa sivrisinek ısırmalarının potansiyel
tehlikesini anlamalıydılar; bugün, kentin sağlık probleminin
malarya olduğu sanılmaktadır.
Sağlıksız ününe karşın, Kaunos'ta ardarda çeşitli
kültürler yaşamıştır. Geniş çaptaki harabeler arasında Roma
Hamamı, Perslere ait şehir duvarı, bir Karya kalesi, bir Yunan
tiyatrosu ve bir Bizans bazilikası yer alır. Delya Konfederasyonu'nun
bir üyesi olarak, Efes'in ödediğinden daha fazla olan on talent
tutarında vergi öderdi. Kaunos'un zenginliği belki de oldukça
yüksek karlılık getiren balık endüstrisiydi. Balıklar beslenmek
üzere kanaldan yukarı tatlı suya yüzerler ve dönüşlerinde
kolayca avlanırlardı. Bugün nehirde karşıdan karşıya uzatılan
tahta birimler aynı amaçla kullanılmaktadırlar. Ayrıca, harabelerden
dönüşte, sülfürlü sıcak su kaynakları da ziyaret edilmeye
değer.
|